19 Aralık 2008 Cuma

Karım bana karşı isteksiz ama arkadaşımla beraber olurken çok istekliydi

Soru : Merhaba Haydar Bey. Ben 25 yaşında bir delikanlıyım. Karım bana cinsel konularda çok soğuk davranıyordu. Beni aldattığını fark ettim. Hem de en yakın arkadaşımla. Onları izledim, hiç de isteksiz değildi. Karımı kaybetmek istemiyorum. Karımın beni yeniden istemesini nasıl sağlayabilirim?

Cevap:Sevgili okurum, "Karımı kaybetmek istemiyorum" diyorsun ama karın kaybolmuş zaten. Ancak bana "Karımı yeniden nasıl ve nerede bulabilirim?" gibilerden soru sorarsan ona yanıt verebilirim. Çünkü kadının da duygulan, bir ruhu, tercihleri, nefreti her şeyi var. Sen bu olayı görerek yaşamış bir erkek olarak bunu içine sindirebiliyorsan karar senindir. Ancak eşinin bu yaptıklarına son
vereceğine ve bundan böyle de o kişi ya da başkalarıyla hayat boyu böyle bir şey yapmayacağına inanman gerek. İnanıyor ve eşinle konuştuğunda o da bu yolu doğru olarak kabul ediyorsa, sen de karını kaybetmek istemiyorsan tabii ki affedebilirsin. Ama bu yollar zor yollardır, risklidir. Kuş kafesten uçmuş, bırak gitsin. Sen de kendine yeni bir kuş al. Kafese koy, ona iyi bak. Yemini, suyunu zamanında ver. Ama hayat boyu da onu kafeste sıkma. Arada açık havaya çıkart, bahçelerde gezdir, onunla ilgilen. 'Bu kuş beyinlidir' anlamaz diyerek konuşmamazlık etme. Kuşunla konuş. Kuşunu okşa. Ve zaten doğru yolda gidersen bir süre sonra o kuş da tabii ki senin yüreğindeki kuşun sembolünü okşayacaktır.

Tecrübe kazanmak için ne yapmalıyım?

Soru : Ben 14 yaşındayım, tecrübe kazanmak için ilk ne zaman ilişkiye girmem gerektiğini bilmiyorum. Bir de bunu nerede gerçekleştirmeliyim?

Cevap : Sevgili okurum, tecrübe kazanmak mesleklere göre değişir. Demirci ustaları 3-4 yılda, motor ustaları 10-15 yılda bu işi öğrenirler. Bunlar tecrübe kazanma yıllarıdır. Ama kadın erkek ilişkisinde tecrübenin ilk merhabasının nasıl olacağı genlerde var. Örneğin hiçbir hayvan ötekine "Bu işi nasıl yapacağım?" diye hiç sormuyor. Çünkü doğa, bunu canlıların genlerine monte etmiş. Senin "Nasıl tecrübe kazanırım?" sorunu ben şöyle anladım. Bu işi o kadar ustalıkla yapacaksın ki kadını çıldırtıp(!) kendine bağlayacaksın. İyi ama örneğin doktor olacaksan, uzmanlık dahil 30 yaşına kadar çaba göstereceksin, öğreneceksin. Öteki mesleklerin de böyle yılları var. Merak ettiğim bu yaşta senin işin gücün yok mu ki bana "Bu konuda nasıl tecrübe kazanırım?" diye soruyorsun. Ne tecrübesi be. Sen daha çırak olacak yaşa bile gelmedin. Hadi biraz büyü.

Penis Boyum İdeal mi?

Soru : 16 yaşında bir gencim. Çok mastürbasyon yapmak erken boşalma nedeni mi? Haftada ne kadar mastürbasyon yapılmalı? Penisim 14 santim, ideal midir? İyi günler. RUMUZ: CRAZY
Cevap : Sevgili okurum,
1) Penisinin boyu ideal.
2) Haftada iki kez mastürbasyon ideal.
3) Çok mastürbasyon yapmak erken boşalma nedenlerinden biri olabilir.

Kızlık zan yırtılmış mıdır?

Soru : Ben 22 yaşında bir gencim, kız arkadaşımla ilişkiye girdiğimizde biraz ileri gittik. Sevgilim durmadan titriyordu, sonradan fark ettim ki 10 santim kadar içeri girmişim. Birkaç dakika sonra kan geldiğini gördük. Acaba kızlık zarı patlamış mıdır?

Cevap : Değerli okurum, olan olmuş, biten bitmiş, kızlık zarı yırtılıp kanamış. Ben şu patlama sözünü sevmiyorum. Kim uydurduysa dili kurumuştur mezarda. Ne patlıyor yahu! Bomba mı? Basınçlı düdüklü tencere mi? Ne patlıyor? Bu patlama sözcüğü bütün kızları ayrıca erkekleri de ürkütüyor. Umarım, patlama sözcüğü yavaş yavaş bilinçlerden silinip atılır. Bu konular zar kanadı mı, kanamadı mı noktasında düğümlenir. Ve adı böyle konur. Yırtılma sözcüğü bile bir hayli itici ve korkutucu.

Sevgilimin kız olup olmadığını nasıl anlayabilirim?

Soru : Merhaba Haydar Hocam, benim hoşlandığım birisi var. Evlenmeyi düşünüyoruz. Ben onun kız olduğundan emin değilim, nasıl öğrenebilirim? Şimdiden çok teşekkür ederim.

Cevap : Değerli okurum, önce kıza sorarsın, 'Kız mısın, değil misin?' diye. O da sana yemin billah "Kızım" der. Sen inanmazsın, baksan anlamazsın. Çünkü bazen uzman doktorlar bile yanılabiliyor. Kızı alır götürürsün bir kadın-doğum uzmanına. Zavallı kız, namusunu kurtarmak için kurbanlık koyun gibi masaya uzanır. Doktor bakar "Ya kızsın" der ya da "Kızlık zarın esnek" der. Yani ortaya bir söz atar. Sen doktora bile kolay kolay inanmazsın. Çünkü doktor da 'Mutluluk bozulmasın' diye yalan söyleyebilir. Sen yine şüphe içindesin. Eğer kızlık zarı esnekse sen de bunu doktordan duyduysan yandık. 'Evlenmeyi düşündüğüm kız arkadaşım acaba kaç kişiyle yattı da kızlık zarı bozulmadı' diye yine onun erdeminden kuşkulanırsın. Uykuların kaçar, sinirli olursun, çevren bu sinirin, gerilimin nedenini anlamaz. Değerli okurum, daha da uzatmayalım. İşte anladın, kız arkadaşın kız mı değil mi. Hepsini öğrendin. Güle oynaya yaşamaya devam.

DNA ilişkiye giren kişiyi bulabilir mi?

19 yaşında bir gencim. Kafama takılan bir soru var. Bîr kadın bir erkekle ilişkiye girdi. Erkek boşatmadı. Bunun hangi erkek tarafından yapıldığı bulunabilir mi? Bulunuyorsa en geç ya da en erken ne zaman olur? Ya da kızın göstermiş olduğu erkek, kızı bozmuşsa bu DNA yoluyla tespit edilebilir mi? Edilirse en erken ya da en geç ne zaman ortaya çıkar, doğrulanır mı? Kız. kendini bozan kişiden sonra bir başkasıyla İlişkiye girerse, kızı bozan ilk kişi bulunabilir mi? En geç ya de en erken ne zaman saptanabilir? ilişkide prezervatif kullanılmışsa da yani boşalma söz konusu değilse, tıp yine de kız bozan kişiyi bulabilir mi?

Cevap : Değerli okurum, tıp hepsini bulur yavrum. 72 milyon İnsanın arasında senin gibi kafayı yemek üzere olan birini de bulur, götürür akıl hastaneline kapatır. Sen de eline bir defter kalem, tarot fallarıyla bu sorduklarının yanıtını oralarda bulabilirsiniz. Diyelim ki buldun. Ne olacak? Tabancayı eline alıp kızla erkek arasında geçen o güzel anın, işlenmiş bir olayın suçlusu olarak erkeği kursuna mı dizeceksin? Tabancan da 3 kurşunun varsa bunu bu ülkenin yararına kullan. Düşmanlar çevremizde bekliyorlar, senin gibi yiğitleri (!) harcamayalım.

Prezervatif vajinada kaldı, ne yapmalıyım?

Soru : Merhaba Sayın Haydar Dümen. Ben 24 yaşında bir gencim. Kız arkadaşımla cinsel ilişkiye girdim. Korunmak için taktığım prezervatif kız arkadaşımın vajinasında kaldı. Bunun için gerçekten çok endişeleniyorum. Sizce ne yapmamız gerekir? Aradan 2 gün geçti. Ne olur bize yardım edin. Vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkür ederim. İyi çalışmalar.

Cevap : Sevgili okurum, prezervatif yerinden memnun olmalı ki, bir türlü oradan çıkmak istemiyor. Büyük ozan Yahya Kemal'in 'Birçok gidenin her biri memnun ki
yerinden / Birçok seneler geçti dönen yok ki seferinden' dizelerindeki gibi prezervatif orada mutlu olsa gerek. Eee doğrudur da. Yumuşak, sıcak bir yer. Dışarı çıksa nereye gideceğini çok iyi biliyor. Bu nedenle kaçıyor kaçabildiği yere kadar ve saklanıyor. Her neyse içeriden onu kız arkadaşın parmağını sokarak alsın. Eğer o yapamıyorsa, sen parmağınla al. Ve bundan sonra kullandığın prezervatiflerin boyut bakımından kendi ölçüne uygun olanları kullan. Çok bol bir ceket giydiğimizde, bir yere takıldığı zaman, nasıl takıldığı yerde kalıverirse prezervatif de öyle olmuş galiba

Küveti doldurup girdim, sanki içime su kaçtı. Kızlığım bozulmuş mudur?

Soru : Haydar Hocam, ben 18 yaşında bir kızım. Geçtiğimiz günlerde küveti doldurup içine girdim. Çok tuhaf ama vajinamda bir acı hissettim. Sanki içime su kaçmış gibi oldu. Hemen ayağa kalktım ve sonra da kan geldi. Şimdi merak ettiğim, ben kız mıyım? Bu şekilde kızlık zarının bozulmuş olması mümkün mü? Yani su kaçıp da kızlık bozulabilir mi? Ben o ara adet görüyordum. Korkuyorum Hocam, bana bir tek siz yardımcı olabilirsiniz. RUMUZ=KARDELEN
Cevap : Sevgili okurum, suda asit var mıydı asit? "Asit nedir?" diye sorarsan; hani lavaboları temizlemek için tuz ruhu diye satılır ya, işte o. Ama o asit var ya değdiği yeri yakar, demek ki başka yer yanmadığına göre demek ki asit yoktu. Şimdi bu mektubunu okuyan binlerce genç kız banyoya, havuza girmez, denize gitmezse ne yapacağız? Hepsi pislikten kokar. Kokan kızları da erkekler beğenmez. Eee bu yüzden kızlar evde kalırlarsa bunun suçunu kime yükleyeceğiz? Tabii senin de bildiğin gibi su temizleyicidir. Oradaki mikropları ve artık maddeleri giderir. Ama sevgili okurum, kızlık zarını delme, yırtma, eritme gibi bir özelliği yok. Sen kızlık zarını suyu görünce eriyen şeker mi sanıyorsun? Eğer öyle olsaydı, yeryüzünde kız diye kimse kalmaz, herkes de bu namus uğruna sudan öyle bir kaçardı ki işte o zaman bir senaryo yazalım, düşünelim, nasıl bir facia ortaya çıkardı. Tıpkı senin beyninde yarattığın o facia gibi. Bunlar bizlerin, sizlerin beynine aşıladığımız toplumsal drakulalar. Yani orman yangınları gibi. Ülke cayır cayır yanıyor. Biz de yani ben de yanan bir orman ateşini üzerine göz damlasıyla su damlatarak söndürmeye alışıyorum. Belki benim durumum sizlerden daha facia. Ben ruhum nasırlaştığımdan olsa gerek lur böyle vakalar, Haydar Hoca yakalar diye teselli oluyorum. Hadi, hepimize kolay gelsin.

Geciktirici krem yüzünden ağzım uyuşuyor

Soru : Sayın Haydar Dümen. Erkek arkadaşımın erken boşalma sorunu var. Bu yüzden geciktirici krem kullanıyor. Ama her ilişkimizden sonra oral seks istediği için ağzım uyuşuyor, konuşamıyorum. Erken boşalmanın kremden başka bir tedavisi var mıdır? Sevgilim doktora gitmekten çekiniyor. Lütfen bana yardımcı olun. RUMUZ=6 yıldız 18

Cevap : Değerli okurum, tabii ki erken boşalmanın ilaçla tedavisi var. Ama siz şimdilik bildiğiniz yolda devam edin. Ağzının uyuşması ve konuşamaman doğru ama çaresi kolay. Oral seksten Önce erkek arkadaşın penisini sabunlu suyla bir güzel yıkasın. Uyuşukluk aynen devam edecek çünkü sinir uçları o kremden etkilendi. Penis üzerinde de ilacın kırıntıları kalmayacağından senin de ağzın, dudakların uyuşmayacak. Ondan sonra da söyleyebileceğin kadar aşk ve sevgi sözcükleri söylersin. Ağzından çıkanı da kulağın duyar. Aksi takdirde uyuşmuş bir ağızdan çıkan lafla inilti gibi olur. Adam anlamaz küfür mü ediyorsun, aşk sözcükleri mi söylüyorsun. Bu işin zevki de kaçar Çünkü sözcüksüz aşk, dilsiz bir kadınla yatmak gibidir. Kadın kedi gibi oiursa, mırıldan Allah'ım mırıldan. Bu ne aşka benzer, ne sekse benzer. Garip bir tavır ama Haydar Hocanız onun üzerine bir tas ılık su döktü, biraz da sıvı sabun, olay bitti. Mutluluğun yolu da açıldı. Gerisi avuçlar açılacak. Haydar Hoca'ya dualar göndereceksin, o da uzun yaşayacak, sizlere daha çok hizmet verecek ve sizleri hem güldürüp hem öğretecek.
Not: Böylesi dünyada daha görülmedi.

Kız arkadaşım beni sürekli tahrik ediyor

Soru: Hocam, şu ana kadar birçok ilişkim oldu, cinselliği yaşadım ama sevdiğim bir tek kız var, onunla evlenmeden cinsel ilişkiye girmek istemiyorum. O da her gön beni tahrik etmeye devam ediyor. Ne yapmalıyım?

Cevap: Değerli okurum, sen hiç sirke gittin mi? Hani orada birtakım gösteriler olur, cambazlar parende atar, iplerde sallanırlar Çeşitli hayvanlar bin bir marifetlerini gösterirler. Meraklılar da ağızlarının suyunu akıtarak, hayran hayran bu gösterileri izlerler. Her nasılsa bu cambaz kızların tümü birbirinden güzeldir. Hele bacakları kusursuz birer sütun gibidir. Erkek seyirciler gösteriyi mi yoksa kızları mı seyrediyor, onu anlamak da zordur. Ama bir ilgi, bir ilgi, deme gitsin. Ancak burada önemli olan o gösteri ya da hayvanların marifetlerini idare eden onlara bu yetenekleri öğreten eli kamçılı kişi. Senin bu sorun bana bu tabloyu anımsattı. Kız seni özgür dolaştığın bir

ortamdan almış, evlilik kafesine girme gibi bir duruma getirmiş, elinde de kızlığının, kadınlığının, güzelliğinin estetiğinin asıl önemlisi aklının kamçısıyıa seni eğitiyor. Vallahi helal olsun kıza. Bu kız ileride sana çok düzgün yollar çizer. Bazı yerlere de kırmızı işaret koyar ki onları geçemezsin. Bana göre seni zengin de eder, itibarı yüksek bir kişi de. Eğer bu kız elindeki kamçıyı bırakıverse sence ona bir kaplan çevikliği ve usta avcılığıyla atlasan 'Bu da onlara benziyormuş' desen, kızın eli boş kalır. Ama sen de kafesi yıkılmış o sirkte başı boş dolaşırsın. Yeni avlar ararsın da sirkte tek bir seyirci kalmaz. Böylece dünya ve yüreğin bomboş kalır. Sorumluluk disiplininin bağlan çözülür, avare avare dolaşırsın. Önüne bol av çıkacak, bundan kuşkun olmasın. Ama ya sen avlan yaparken ayağın bir taşa takılıp kırılıverirse? Seni iki kere uyarıyorum. 1) Dikkat. 2) Kızın kıymetini bil.

Eşim beni tatmin edemiyor, ne yapayım?

Soru: Merhaba Haydar bey. Altı çocuk babası bir erkeğim. Eşimle haftada dört defa ilişkiye girmemize rağmen ben bir türlü doymuyorum. İçim içime sığmıyor. Her gün, her an, her saniye ilişkiye girmek istiyorum. Ama eşimde böyle bir istek yok. Ona kalsa ayda bir ya da iki defa olur. Eşimi çok seviyorum ama beni tatmin edemediği için dışarı çıkmaya mecbur kalıyorum. Onun bunu anlayıp benden nefret etmesinden de çok korkuyorum.
Ne olur bana yardımcı olun. Sizce ne yapmalıyım? Rumuz: Aman hoca
Yanıt: Değerli okurum, eşini seviyorum. Nasıl ki sevmem ki, altı çocuk doğurmuş, altı kere anne. Bir anne bile sevilir, anne olmak ne güzel, kutsal bir duygudur. Bu durumda ben eşini 6 kere anne olarak sevdim. Ama sevgim bitmedi, artıyor. Hiç olmazsa ayda iki kere bile olsa sana 'Evet' diyor. Sana "Adam, aklını başına topla. Oradan altı çocuk çıktı. Ben neler çektim. Duygularımı da kaybettim, fiziksel olarak da zarar gördüm. O çocukları ben büyütüyorum, yoruldum. Ama sen beni düşünmeden hâlâ bir jet pilotu gibi uçuş derdindesin. Allah sana çok güçlü bir motor vermiş, o da bana rastlamış. Ama bir gün o motorun benzininin tükenebileceğini hesap et. Akıl var, yakın var" dese. Değerli okurum, ben kadının bu mantığından da yanayım ve bu bakımdan da onu sevdim. Ama sana asla kızmıyorum. Belki de hafiften kıskanıyorum. Neden? Çünkü her erkek senin gibi olmak ister. Sakın azıp şımarma. İnsanların ölçüleri vardır. Haftada bir-iki senin yaşın için idealdir. Kadını zorlama. Dışarıdaki kadınların hepsi risk faktörüdür. Bu risk eve de taşınabileceği için, bu yazıyı okuyan bütün erkeklerin içini de gıcıklandığından onları da biraz teşvik ettiğinden hepinize 'Bir kuyudan ne kadar çok su çekersen ya da hiç su çekmezsen, kuyu kurur. Kuyunuz kurumasın, suyunuz bereketli olsun, ama huyunuz da berrak olsun lütfen. 'Aile mutluluğunuzu bulandırmayın' diyorum.
O su bulanırsa ürolog ürolog koşarsınız.

Çığlıklarıma engel olamıyorum, ne yapmalıyım?

Soru: 28 yaşındayım ve beş ay önce kendimi hazır hissettiğim dönemde erkek arkadaşımla birlikte oldum. Onu seviyorum, cinsellikten zevk alıyorum ama orgazm olamıyorum. Nedeni ise tam doruğa ulaştığımda çığlık seslerim beni frenliyor. Erkek arkadaşım bundan rahatsız oluyor. Ancak ben bu sese engel olamıyorum. Bu güzellikten mahrum kalmak istemiyorum. Ne yapmam gerekiyor? Bana bu konuda bir çıkış yolu gösterirseniz çok sevinirim.
Yanıt: Değerli okurum, orgazm heyecanı kişiden kişiye farklıdır. Bir parça hareket, canlılık, ses ya da titreme olmasında yarar var. Çünkü bunlar erkeği motive eder. Bu tıpkı ceptelefonunun titreşim yaparak sahibine "Ben çalışıyorum. Her şey yolunda" uyarısı yapması gibi. Ancak sizdeki gürültü sanırım tavan aşımı gibi, dorukları zorladığından belki de eşiniz bundan rahatsız olabilir. Öyle ya komşuların duymasını istemeyebilir.
Benim çok aydın, zeki, olgun ve eğitimli bir vajinusmus hastam vardı. İki yıldır birleşme sağlanmamıştı. Sık sık duyurduğum gibi vajinusmus olaylarını ben tek seansta yüzde 100 bitiriyorum. Bunda narkoz yok, dokunma yok, muayene yok, ev ödevleri vermek yok. Yukarıda sözünü ettiğim çiftin muayenehanede olayını çözümlediğimizde kadın yanımıza geldi. "Hocam şimdi beni üst kattaki komşum beklesin" dedi. Parmağını tavana doğru kaldırdı. "Geliyorum komşu. Bak ben sana neler yapacağım" diye konuştu. Memleketi İzmir'e esprili bir gönderme yaptı. Meğerse üst komşusu her gece cinsel birleşme yaptıklarında bunlar aşağıda hissediyorlarmış. Kimbilir onlar da mı sesliydi. Oysa karyola mı ritmik sesler çıkarıyordu bilemem. İki yıl cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyen kadını afakanlar basıyor. Onlar yapıyor ben niye yapamıyorum diye bir sinir küpüne dönmüş. Sanırım o da bir yöntem bularak üst kat komşusuyla yarışa girmiştir. Bana göre bizimkisi geçmiştir, yarışı kazanmıştır. Üsttekiler ne de olsa biraz yorulmuşdur. Değerli okurum. Çok gürültü yapma be yavrum. Adam hassas, dişlerinin arasına ya biraz yorgan al ya da önceden hazırladığın sargı bezini ısır. Ya da birleşmeden önce sakinleştirici ilaçlar al ki iyice gevşe. Ne kadar gevşesen de sen ses veren türden kadınlardansın. Doktorca fena bir şey değil ama kocanı ya kendi kulvarına çekeceksin ya da sen onun kulvarına geçeceksin. Şimdilik arasındaki çizgide koşmaya devam edin. Biraz senden, biraz ondan.

Kadının orgazmında katı meni gelir mi?

Soru: Merhaba Haydar bey. Pazarlamacı olarak çalışan bir beyim. Nişanlımla bu yaz evleniyoruz. Ancak şu ana kadar tam bir birlikteliğimiz olmadı. Ancak sevişmelerimizde nişanlım orgazm oluyor. Boşalmayla orgazm olmayan bir kadın için farklı şeyler olduğunu söylüyor. Orgazm veya boşalma aynı şeyler midir? Orgazmda katı meni gelir mi? Bir sevişmemizde biraz ileri gittik ve nişanlımdan kan geldi ama penis tam içeriye girmedi. Kızlık zarı yırtılmış mıdır?
Cevabınız için çok teşekkür ederim.
Yanıt: Sevgili okurum, kadınların orgazm süresi birbirinden farklıdır. Kimisi uçar gibi olur kimisi taş gibi kasılır kalır. Kimi haykırır kimi de elinde olmadan ağlar.
Ama tümünün bir ortak yanı vardır. Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda meni türü gibi bir madde dışarı akmaz. Ayrıca niçin aksın ki? Erkekte ve kadında cinsellik çiftlerin birleşmeyi sağlayarak üremeye doğanın kurduğu bir tuzaktır. Doğa sanki: Tahtakale tezgâhtarları gibi bakın ne güzel mallarımız var, gelin, gelin der gibi allı güllü renkler ve zevkler sunar çiftlerin önüne. Amaç soyların sürmesidir. Bu yönden derin saygınlık içerir. Zaten arıların, böceklerin, çiçeklerin de yaptığı aynı şeydir. Koku ve renkleriyle arıyı çağırır. Ona ödül olarak bir miktar bal özü de verir. Aptal arı alacağını almıştır ama farkında olmadan çiçek soyunun devamını da sağlamıştır. Erkekte akan meni sırf bu amaca yönelik. Tohumu içeriye bırakmak için akar. Kadın ise o tohumu kapmak için içeride rahmin üzerinde döllenme borusunda yumurtayı hazır bekletir. Mucize orada gerçekleşir.
Bu nedenle kadında orgazm sırasında erkekteki bir sıvı aksaydı peki döllenme nerede olacaktı? Çarşaf üzerinde mi? Battaniye kıvrımlarının arasında mı? Birazcık yaratılışımızın hakkında hayvanlara, doğaya insanlara baksanız her şeyi en iyi biçimde öğrenirsiniz. Arkadaşının kızlık zarı yırtılmış. Sonraki birleşmede kanama olabilir de olmayabilir de.

Aşırı istek öğretmenliğimi etkiler mi?

Soru: Haydar bey. Ben 19 yaşında bir gencim. Yazılarınızı devamlı takip ediyorum. Ben de sekse karşı aşırı bir ilgi var. Bu yüzden bunalımdayım. Öğretmenlik okuyorum. Acaba bu öğretmenlik hayatımı etkiler mi, çünkü bu sorun beni derslerimden soğutuyor. Bulunduğum ortamdan dolayı hep kızlarla iç içeyim. En samimi kız arkadaşıma karşı bile cinsel istek duyuyorum. Bir gün aynı evde kalırken onu yemek yaptığı sırada taciz ettim. O andan sonra bütün arkadaşlarım benimle ilişkisini kesti. Arkadaşsız kaldım, sosyal bir bunalım içindeyim. İnanın ki isteyerek yapmamıştım, kendime hâkim olamadım. Lütfen bana yardımcı olun. Şimdiden çok teşekkür ederim.
Yanıt: Sevgili okurum, önce kız arkadaşın geveze biriymiş. Biraz kendi gururunu tamir etmek için biraz da sen onun adını çıkarırsın diye o senden önce davranmış. Senin adını yaymış. Sen de herkese ilgi duyduğundan beyninde hayali harem kurmuşsun. Ama bunlardan bir tanesini baş kadın seçmek zorundasın. Yani bir sevgiliyi. Bu böyle olursa sen de, sevgin de, ilişkin de saygınlık kazanır. Öbür türlü hem güven vermezsin hem bir üzüm bağına girdiğinde her üzüm salkımından biraz salkım koparmak gibi açgözlü bir imaj senin kimliğini zedeler. Bana göre de biraz aç gözlüsün. Bu durumunu eğitmezsen ve disipline etmezsen evlendiğinde karının çekeceği var. Tabii ki mutluluğun bozulacak. Hadi yavrum derslerine iyi çalış.

Beni cinsel ilişkiye zorluyor, ne yapmalıyım?

Soru: Benim erkek arkadaşım beni ilişkiye zorluyor ama ben istemiyorum. Ben daha 18 yaşındayım o ise 20 yaşında. Askerliğini bile yapmamış. Henüz dört aydır çıkıyoruz ve sözlendik. 'Sen benim karımsın' diyor. İstediğini yapmayınca 'Çocuk gibi davranıyorsun' diyor sonra kavga edip küsüyoruz. Haydar bey, ben ne yapmalıyım?
Yanıt: Değerli okurum, ne yapacaksın, yaptığını yapacaksın. Nikâhı kıymadan nereden sen onun karısı oluyormuşsun?
Üç gün sonra adam çekip giderse sana karım dediği manevi kolyeyi sen yaşamın boyunca çıkarıp atamazsın. Bunu erkeğine şöyle söyle: "Benim böyle zor ve hayatım boyunca üzerimde taşıyamaya gücümün yetmeyeceği bir kolyeye ihtiyacım yok. En iyisi sen bana bir yüzük tak. Sonra da o yüzüğü kırmızı kaplı defterde belgeleyelim. Bak ben sana nasıl kadınlık yapacağım. Feleğini şaşırtacağım". Biraz da kaçar gibi yap. Arkandan doludizgin koşacaktır. Bunlar laf değil, tecrübe konuşuyor, ona göre!

Karımdan çekiniyorum, daha heyecanlı nasıl olur?

Soru: Sayın hocam, ben 25 yaşında, bir yıllık evli bir erkeğim. Bir yıl içinde karımdan çekindiğimden dolayı onunla yalnız birkaç kez ilişkiye girebildim. Ondan çekinmem yüzünden istediğim pozisyonlara giremiyorum. Karım bana artık çok soğuk davranıyor. İlişkimizi daha heyecanlı ve çekici hale getirmek için ne yapmalıyım? Tavsiyelerinizi bekliyorum.
Şimdiden teşekkürler! Rumuz: Fiko
Yanıt: Sevgili okurum. Karısından çekinen bir erkek! Nasıl bir şey anlamıyorum. Yani utanıyor musun?
Bu işi başaramam diye korkuyor musun? Yoksa aslında karını pek beğenmiyorsun ve sevmiyorsun da bu duygulara bir kılıf mı bulmaya çalışıyorsun? Yeni evli erkek senede 3-4 kere cinsel ilişkide bulunmuşsa elbette kadın hep soğuyacak ve kızacaktır. O içinden 'O zaman benimle niye evlendin?' diye soruyordur. Aynı soruyu ben de soruyorum. Niye evlendin? Çünkü evlilik evcilik oyunu değildir. İlişkinizi daha heyecanlı hale getirmen için oku, öğren, bazı fantezileri keşfet ama karın da aynı biçimde o fantezilere katılsın. Seni biraz heyecanlandırsın.

Pantolonuna boşaldım hamile mi?

Soru: Merhaba, size bir sorum olacak. üç gün önce sözlümle seviştim. Üzerimde giysi yoktu. Onun üzerinde blucin vardı. Ben dayamayarak pantolonun cinsel organına yakın bir yere boşaldım. Sözlüm ve ben hamile kaldığından şüpheleniyoruz. İki günden beri de midesi bulanıyor. Cevabınızı bekliyorum.
Yanıt: Sevgili okurum. Pantolondan ya da bezlerden içeri geçebilecek bir spermi Tanrı henüz yaratmadı. Spermler Amerikalıların icat ettiği beton delen füzeler gibi bir şeyleri delip geçemiyor. Spermler kendilerine uygun vajina kanalında ve ondan sonra rahim içinde döllenme borularında asfalt yolda gider gibi kayar giderler. Bunun için hiç üzülmeyin. Eşin ne hamile kaldı bu durumlarda ne de hamile kalabilir.

Kızlık zarı yanlışlıkla yırtılır mı?

Soru: Ben 18 yaşında bir genç kızım. Erkek arkadaşımla yüzeysel ilişkim oldu. Ben kızlık zarımın yanlışlıkla bozulmasından şüpheleniyorum.
Şu ana kadar hiç kanamam olmadı.
Ama kanama olmadan da bozuluyor diye duydum. Lütfen cevap yazın.
Yanıt: Sevgili kızım kızlık zarı yanlışlıkla bozulmaz. Bozulduğu anda "Ben bozuldum" diye haber verir. Yani bas bas bağırır, ağlar. Onun gözyaşları iki damla kandır. Ağlamadığına ve bağırmadığına göre kızsınız. Bunu kafanıza takmayın.

Acı çekiyorum, ne yapayım?

Soru: Merhaba hocam, ben üniversite öğrencisi bir genç kızım. Şu ana kadar beş erkekle beraber oldum. İlk birlikte olduklarımda her şey yolundaydı yalnız son erkek arkadaşımın penisi biraz büyük olduğu için her sevişmemizde çok acı duyuyorum. Ne yapmalıyım? Lütfen bana yardım edin. Rumuz: Ayşenur
Yanıt: Değerli okurum, doktorların da elinin ayağının bağlandığı noktalar olur. Partnerinizi seviyorsunuz mutlusunuz ama penisi büyükmüş. Onu da biz küçültemiyoruz. A: Derhal partnerini terk et yeni birisi bul. B: Teknik öğrenmek bakımından doktora gidebilirsiniz. Sorun acıysa bu halledilebilir. C: Olayı olduğu gibi kabullenir. Zamanla alışırım dersiniz. Bana sorarsınız B şıkkını kullanın. O acıları yok edelim ki rahat keyifli bir birliktelik yaşayın.

İçe boşalmazsa kızlık bozulmaz mı?

Soru: Sayın Haydar bey, Ben 26 yaşında bir kızım. Erkek arkadaşım içine boşalmadığım sürece kızlık zarın bozulmaz diyor. Prezervatif ile beraber olacağımızı söylüyor. Yani penisinin hemen hemen yarısına kadar vajinama girmeyi düşünüyor. Fakat ben bu iddiaya inanmıyorum. Bu yüzden onunla cinsel ilişkiye girmiyorum. Ama erkek arkadaşım bu konuda çok emin davranıyor. Haydar hocam siz bu konuda ne dersiniz?
Yanıt: Sevgili okurum, erkek arkadaşın ya çok kurnaz biri ya da çok cahil. Kızlık zarı bir kale surları gibi spermlerin bombardımanıyla bozulacak ve yıkılacak bir şey değil ki. Kızlık zarının bozulması için vajinaya kızlık zarının esnekliğinden daha kalın bir cismin girmesi gerekiyor. Arkadaşının istediği bu birleşmeyi gerçekleştirirken size daha dürüst daha sevecen ve daha inandırıcı yaklaşsa tam bir delikanlı davranışı olurdu. Ve bu birleşmeden çıkabilecek sonuçları da seninle paylaşması gerekirdi. Prezervatif sadece gebeliği önler.
Bu yüzden sen haklısın. Kararı sen vereceksin. Ya zara ya da arkadaşına veda edeceksin.
Ya da arkadaşını öteki şartlarda yerinde ve yolunda ise nikâh masasına oturtacaksın.
Ne yapalım toplum böyle diyor. Anne-babalar da böyle diyor. Bu ülkenin bilim adamı olarak da ben de senin için de böyle diyorum.

Acı biber penisi büyütür mü?

Soru: Benim penisim dokuz santim.
Seks shoplarda satılan vakumlardan kullanırsam veya pul biber sürersem büyür, diyorlar Acaba bu doğru mu?
Yanıt: Sevgili yavrum. Şu vakum olaylarından 30 yıldır benim de başım ağrıyor. Her önüne gelen bunu soruyor Yahu vakumla büyüse Türkiye'de her erkeğin ya da gencin yatak odasında bu vakum asılı durur. Bu bir şarlatanlık. Dünkü sayfamızda akademisyen arkadaşımız Teoman Kadıoğlu da bu konuyu derinlemesine yazdı. Biz gelelim pulbiber işine. Çocuğum biberler türlü türlüdür. Toz biber, yeşil biber, çarliston, acı biber, süs biberleri pintos. Her biberin bir özelliği vardır. İçleri vitamin doludur. Yedikçe enerjin artar, bundan çeşitli organların kendine yararlı olanı alır. Ama pulbiber müthiştir. Aman Allahım o ne acılık. Adamı öyle bir zıplatır ki bu zıplamalardan kan dolaşımın artar, bir yerlerin kabarır, şişer. Sakın bunu penisin büyümesi anlamında algılama. Kazara birkaç tanesi de anüse doğru kaçarsa yavrum her tarafın şişer, o zaman felaket başlar. Gel bundan vazgeç. Onu çiğ köftecilere bırak. Sen de bu 9 santimi kafana takma. O görevini yüzünü karartmadan yerine getirir. Bundan emin ol. Uzmanın konuşuyor!

Cinsel ilişkiye doyamıyorum, bir kadına ihtiyacım var...

Soru: Merhaba Haydar bey. Öncelikle sonsuz saygılarımı ve hürmetlerimi sunarım. Yazılarınızı beğeniyle okuyor ve takip ediyorum. Bizleri aydınlattığınız için de çok teşekkür ediyorum. Ayrıca yurtdışında olduğum için oradaki insanların size hayran olduğunu gördüm. Benim büyük bir sorunum var: Bunu anlatmaya utanıyorum ama beni bağışlayacağınızı düşünerek özür diliyorum. Ben evliyim ama şu anda yalnız yaşıyorum. Çünkü seks hayatına doyamıyorum. Bugünlerde Türkiye'deyim, bu hastalıklardan dolayı hiçbir kadınla ilişkiye giremiyorum ve çok zor durumdayım. Bu yüzden geceleri uyuyamıyorum. Bir kadına ihtiyacım var. Sizce istediğimi bulabilir miyim? Hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum, çünkü çok utanıyorum. Bu konuda çok doyumsuzum, sabahlara kadar seks yapsam da doymuyorum. Yardımınıza çok ihtiyacım var. Beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim. Sizce ne yapmalıyım? Bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler. Rumuz: Altyapı boyası
Yanıt: Değerli okurum, halkın anlayacağı dilde bir seks manisi içindesin. Yani seks taşkınlığı. Buna seksomanyakta denilebilir. Zaman zaman senin durumunda insanlar ve sen dahil şöyle bir beklentiniz var. "Sekse doyamayan bir kadın varsa benim gibi birilerini arıyorsa aracı olursanız iki tarafta mutlu olur" gibilerden. Bunun için adeta dil döküyorsunuz. Bu mektubundaki koku da böyle. İyi ama iki seksomanyağı yan yana getirmiş olsak benim adım neye çıkar?
Kaldı ki ya böyle bir kadın vardı. Al telefonunu desem kadının ailesi tarafından büyük tepkiler ortaya çıkar. Karnın aç, paran yoksa su içmesini öğren. Çünkü su bedava. Atalarımız "İki su, bir ekmek yerine geçer" demiş. Paran yoksa, su içmesini öğren. Yani kadınlarla ilişki kurmakta yeteneğin
ve cesaretin yoksa o su içme örneğinde ne demek istediğimi acaba anladın mı?
Yavrum, yalnız yaşıyorsun, yatak odası senin. Ama kadın da yoksa ister uyu, ister sabaha kadar yatakta dans et. Senin bileceğin iş. Ben bu mektubunu okumamış ve duymamış olayım. Yoksa kalbini kırarım.

Ağzıma boşaldı, hamile kalır mıyım?

Soru: 19 yaşında bir genç kızım.
Regl halindeyken erkek arkadaşım ağız yoluyla içime boşaldı. Bir sorun olur mu? Örneğin hamilelik gibi merak ediyorum.
Yanıt: Sevgili okurum, insanlar kendilerini ifade ederlerken düşüncelerini kâğıda geçiriyorlar ama olayın gerçek sözcüklerini bulmakta zorlandıklarından ya da buna gerek duymadıklarından nasıl olsa, karşı taraf anlar diye birkaç kelime yazıp gönderiyorlar. Ben bu bilmeceyi şöyle çözdüm. Ağız yoluyla boşalmayı meslek hayatımda ilk kez duyuyorum. Sanıyorum arkadaşın vajinanın girişine boşaldı. Ağız dediğin yer orası olmalı! Regl halindeyken olmuş bu olay, bu nedenle gebelik söz konusu değil, ama bir başka şey söz konusu. Artık 19 yaşındaki bir genç kız, anne adayı olduğunda bu konularda bilgileri en azından okulda öğrenmeli, bu öğretilenler halkın anladığı anlamda seks değil, ama genç kızlarımız regl kanının ne olduğunu, ayda bir niçin kanadıklarını, doğanın buna neden gerek gördüğünü bilirlerse, kendilerine annelik kavramına saygıları artar, böylece yaratılışa da. Öte yandan hangi zamanda ve şartlarda gebe kalınabileceği de bırakın cinsel eğitim derslerini, biyoloji derslerinden erkeğe de kıza da öğretilebilir. Bu sözcüğümü de geri alıyorum, birkaç kelimeyle söylenebilir. Genç kızlar, gebelik riski olan günleri bilirlerse, hem sosyal yaşamlarından hem de evlilikte bir ilişki, bir gebelik gibi formülün korkusundan kurtulurlar. Öyle ya genç kız evlenmiş, aynı ay gebe kalmış, dokuz ay sonra çocuğu kucağına almış, anne oldu ama evliliğin öteki oluşum koşulları nerede?
Bu öğretiler doğacak çocuğun sağlığı, kadının ruhunun, etinin kemiğinin korunmasına kadar geniş bir yelpaze içinde yer alır.
Kimse fazla bir şey bilmiyor ama kimse de sizlere ne aileniz, ne eğitiminiz hiçbir şey öğretmiyor. Olan sizlere oluyor.

Gerdekte kan gelmezse ne yapmalıyım?

Soru: Merhaba Haydar hocam. Ben 20 yaşında bir gencim. Güzel bir kızı seviyorum. Kız 17 yaşında ama iki yıl önce ailevi sorunlar yüzünden gizlice iman nikâhı ile evlenmiş ve cinsel ilişkiye girmişler. Bir müddet sonra kavga edip ayrılmışlar. Ben de onu çok seviyorum. Zaten beni ilgilendiren içi, dışı değil. Zaten bu da nikâhla yapılmış. "Kızlık zarı bozulmuşsa kan gelmez" deniyor. Gerdek gecesi de ailem kanlı çarşaf isteyecektir. Annemin üzülmesini istemem. Gerdek gecesi kan gelmeyeceğine göre ne yapmalıyım? Lütfen bir yol gösterin. Düğünden önce bir tüp kan alıp gece çarşafa dökmek geliyor aklıma. Fikrim güzelse ne kadar ve neresine dökmeliyim?
Yanıt: Değerli okurum, her nedense güvercin kanı bu konuda çok konuşulur. Ama hep tavuklar kurban edilir. Kan da genellikle pıhtılaşır. Bazı çiftler kendi bedenlerini keserek kan elde ederler. Kül yutmayan ailelerde ertesi gün kadını bir bahaneyle hamama götürürler, kız olanların farkında değildir. Erkekte de benzer el, ayak kesikleri var mı dikkat edilir (Bunlar benim yaşamış ve tanık olduğum olaylar). İş bununla da kalmaz. Cinin cini aileler kanın rengini iyi bilirler. O kan biraz sulanmış, biraz saydamlaşmış pembeye çalan bir renktir. Kanlı çarşafı ben göreceğim diyen babaları biliyorum. Çünkü kararı baba verecek. Fikrine gelince; fikir güzel ama uygulaması zor. Aklıma bir akıl hastası fıkrası geldi. Bir akıl hastası arkadaşına bir roman yazdığını söylüyor. Koynundan çıkarıp romanı veriyor. Arkadaşı iki-üç gün okuduktan sonra "Romanın iyi ama, kişiler çok, konu yok" diyor. Hangisi haklı, danışmak için başhekimin odasına gidiyorlar. Başhekim "Şu romanı ben de göreyim" diyor. Adam giysinin altından çıkarınca başhekim koltuğundan fırlıyor "Hay Allah, kahretsin 15 gündür telefon rehberimi arıyordum" diyor. Değerli okurum, senin fikrinde de kan var da pratiği zor. O kan pıhtılaşabilir, sevgili eşinin neresine dökeceğini müsaade et de ben söylemeyeyim. Ama başına, göğsüne, göbeğine! filan dökme. En uygun belden aşağısıdır. Hadi gerisini bana söyletme. Nereye dökersen dök.

Arkadaşım korunmuyor ama hamilede kalmadı. ben kısır mıyım?

Soru: Sevgili Haydar Dümen, ben 18 yaşındayım. 22 yaşında bir kız arkadaşım var. Bir senedir çıkıyoruz ve ilişkiye giriyoruz. Ancak kız arkadaşım hiç korunmuyor. Birkaç kere korunması için zorladım ama korunmak istemiyor. Anlamadığım şu: Haftada üç-dört kez ilişkiye girmemize rağmen hamile falan kalmıyor. Ben de bu sefer kendimden şüphelenmeye başladım. İçimde bir korku var. Acaba ben kısır mıyım? Çünkü televizyon ve gazetelerde görüyorum. Bir kere ilişkiye giriyorlar ve kız hamile kalıyor. Acaba bende mi bir sorun var? Kısır olup olmadığımı nasıl öğrenebilirim? Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Saygılar.
Yanıt: Sevgili yavrum, Türkiye bugünlerde bayağı bu konularda yol almış durumda. Ekonomi, sanayi, ihracat, IMF sanki biraz olumsuzluk sinyalleri veriyor gibi ama cinsellikte tam tersi. Süper gelişim sinyalleri alıyoruz. Zaten böyledir. Türk milleti olarak olumsuzluklarda en başı tutarız. Bakıyorum da 15-18 yaş arası gençler şakır şakır faaliyetteler. Bir açıdan göz yumalım ama bir başka açı da kızların gebe kalması ve istenmeyen bir çocuğun doğması. Kız arkadaşının gebe kalmaması senin şansın. Yani gebe kalsaydı da dokuz ay sonra kucağına çocuk mu verseydi? Sen de 18 yaşında bir baba olarak oğlunla parkta oyun oynamaya giderdin. Sen de bir bakıma çocuksun. Oğlun salıncakta sallanırken sen de topa bir- iki tekme atardın. Hadi bunlar bir yana oğlun da senin gibi hızlı çıkıp 18 yaşında evlenmeye kalkarsa kız istemeye gittinizde sen 36 yaşında olacaksın. 36 yaş birçok genç kızın favori yaşıdır. Kapıdan içeriye girdiğinizde kız ilk defa sizi gördüğünde şöyle bir bakıp içinden sizin için "İnşallah beni isteyecek adam budur" diye düşünebilir. İşte o zaman oyun kağıtları karışır. Kupa asını bulmak her zaman kolay değildir. Değerli okurum, otur oturduğun yerde. Başına bir devlet kuşu konmuş.
Onu kaçırma. Evlendiğinden 25-30 yaşına geldiğinde gider bir sperm sayımı yaptırırsın.

Bir erkeğin penisinin uzunluğunun ayakkabı numarasının yarısıyla eşdeğermidir?

Soru: Sevgili Haydar abi. Biz ortaokul son sınıf öğrencisi
beş kızız. Bizi bu konularda bilinçlendirdiğiniz için
teşekkür ederiz. Bir şey sormak istiyoruz size. Bir erkeğin penisinin uzunluğunun ayakkabı numarasının yarısıyla eşdeğer olduğu söylentileri
var. Bu doğru mudur?
Yanıt: Sevgili kızlarım. Mektubunuzu okurken bir hayli güldüm. Önce olayı biraz karikatürize edelim. Diyelim ki eve kız istemeye bir damat geldi. Çıkardığı ayakkabıları ona çaktırmadan biri ayakkabı numarasına baktı. Genellikle bu numarayı gören eyvah diyecektir. Çünkü erkek ayakkabıların en küçüğü 40 numara.
45 ise ne yapacağız. Belki siz ayakkabı numarasını değil ayağın boyunu soruyor ya da düşünüyor olabilirsiniz. Bir biçimde ayaklarına çaktırmadan baktığınız eh olsa olsa olsa 20 cm. O zamanda vah vah mı diyeceksiniz? Değerli okurum ve değerli okurlarım. Eller gitti aya biz hâlâ yaya. Benim duyduğum daha niceleri var. Erkeklerde burun kadınlarda ağız ölçülerinin neyi anımsattığı ya da neye eşdeğer olduğu, erkeklerdeki ellerin ve parmaklarının uzunluğu neye uyduğu. Cinselliğin akıllarda neredeyse her şeyi belirli bir şey anımsatması hepimizin farkında olmadan cinsellik denizde kulaç attığımızı gösteriyor. Sevgili kızlarımız ortaokul son sınıftasınız. Daha önünüzde uzun yıllarınız var. Bu tür işlerle uğraşmayın.

İstenen bir kızı istemek doğrumudur?

Allah Resulu buyuruyor:
"Sizden biriniz din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünür göndermesin. Dünür gönderen ondan önce vageçinceye yahut kendisine izin verinceye kadar."

Kadın olumlu cevap verdikten sonra dünürlüğü bozmak haramdır.

Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

İslamda Bekar Kalmak Varmıdır?

İslam da bekarlığa yer yoktur. Eğer bir insan fakirse, onun evlenmesine yardım etmek zengin olan müslümanların görevidir.
"Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (herşeyi) bilendir."
(Nur Suresi:32)

Allahj Resulu bekar kalmak isteyen Osman bin Mez'ub'a müsaade etmemiş ve ona:
"Dul olarak Allah'a kavuşma" buyurmuştur.

Hz.Ömer:
"Üç gün sonra öleceğimi de bilsem bekar gitmektense evlenmeyi tercih ederim"

Ömer bin Abdulaziz Kufe kadısı Said bin Abdurrahman'a cevabında şöyle der:
"Ordu mensuplarının ücretlerini ödedikten sonra, fazla para kaldığını yazmışsınız. Öyleyse borçlulara borcunu ödeyin ve evlenmeyen fakirleri evlendirin."

Erkek Hanımının Göğsünden Süt Emse

-Kadının memesinden süt emmek veya içmek, süt anne ve süt evlatlığı için yeterli değildir.
-Süt emen kişi iki yaşını doldurmamış olması gerekir. Bu itibarla hanımının göğsünü emen erkeğin süt evladı olması düşünülemez.
-Bir erkek hangi sebeple olursa olsun, hanımının memelerinden emse zevciyat hayatlarını devam ettirmelerine bir engel teşkil etmez.
-Günah değildir.

Kaynak: Mehmed Emre, Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Eser Neşriyat, 1.c 135,142, / 2.c. 669.

Ergenlik dönemi sorunları

Ergenlik dönemi (büluğ çağı) 11-21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönem “fırtına-gerginlik” dönemi olarak da bilinir. Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar tanır ve bu dönem özelliklerine vâkıf olabilirse ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur. Ergen bedensel, cinsel, sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim sahalarında yaşadığı süreçler sebebiyle ergen kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.

Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister?

1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.

2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.

3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.

4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.

5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.

6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.

7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.

8- Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.

9- Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.

Ergenlik dönemi ruhsal sıkıntıları

Bu dönemde depresyonlarda artış görülür. Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir ergen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. gibi travmatik süreçler vardır. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır.

Aileye düşen görevler

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır.

Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır.

Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.

Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir.

Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz.

Sevgi eksik edilmemelidir.

Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir.

Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır.

Kaynak:
Yasemin Yalçın Aktosun, Zaman Aile , 181. Sayı
 
Başlığım
Dizi